Bilgi Edinme Özgürlüğü Blog

08/04/15 Genel

“Türkiye’de Bilgi Edinme Özgürlüğü” Araştırma Sonuçları

BEÖ projesi kapsamında, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencileri tarafından Türkiye’deki durumu ortaya koymayı amaçlayan bir araştırma gerçekleşti. 16 Mart günü Bilgi Edinme Özgürlüğü Kolokyumu’ndan hemen önce yapılan basın toplantısında sonuçları açıklanan araştırma, bilgi edinme özgürlüğünün Türkiye’deki durumunu çok yönlü olarak anlamamızı sağlıyor.  Araştırma devlet kurumlarına yapılan başvuruların değerlendirilmesi, konu ile ilgili detaylı medya taraması ve odak grup çalışması ile 3 ayrı bölümden oluşuyor.

“Türkiye’de Bilgi Edinme Özgürlüğü” araştırması kapsamında, araştırmacılar 100 devlet kurumuna 3 farklı soru sordu ve sonuçlarını değerlendirdi. Bilgi edinme başvuruları doğrultusunda bazı kurumlar soruları cevaplarken, bazı kurumlar ise çeşitli gerekçelerle başvuruları reddetti ve sorulan sorulara cevap vermedi. Sorulan 3 soruda talep edilen bilgilerin kamuyla paylaşılmasının sakıncalı olup olmadığına siz karar verin:

-2014 yılında kuruma ayrılan bütçenin ne kadarı harcanmıştır?

-Kurumda kaç adet makam aracı bulunmaktadır?

-Kurum aleyhine açılmış ve sürmekte olan kaç adet dava bulunmaktadır?

Bütçeyle ilgili soruya %42 oranında olumlu yanıt verilirken, makam aracı sorusuna %62, dava sayısı ile ilgili soruya ise % 57 oranında olumsuz yanıt verildi. Başvuruları reddeden devlet kurumlarının bir kısmı gerekçe göstermezken, bir kısmı ise Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun (4982) 25. maddesine dayanarak başvuruda konu edilen bilgileri kamuoyunu ilgilendirmeyen, kurum içi bilgiler olarak değerlendirmiş. Bir kısmı ise, usul gerekçeleri ve bilginin kullanım yeri belirtilmediği için sorulan sorulara cevap vermediğini belirtmiş.

devlet

Devlet kurumlarına yöneltilen bu 3 sorunun, bazı kurumlar tarafından cevaplanırken, bazıları tarafından reddedilmesi ve red gerekçelerinin farklılık göstermesi, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun Türkiye’de tutarlı uygulanmadığını ortaya koyuyor. Diğer yandan, soruların içeriğine rağmen başvuruların reddedilme oranının yüksekliği, yetkililerin keyfi değerlendirmelerinin kanunun, amacına hizmet etmesine engel olduğunu gösteriyor.

Araştırmanın ikinci bölümünde yer alan detaylı medya taramasında, ilk olarak Eylül 2015 ile Mart 2015 tarihleri arasında konu ile ilgili gazetelerde yer alan haberler incelendi. Diğer yandan, taramanın ikinci kısmında kamu harcamalarına ilişkin haberler detaylı olarak incelendi ve basında hangi kamu harcamalarının daha fazla yer aldığına dikkat edildi. Kamu harcamalarına ilişkin haberlerde çocuk, gençlik, engelli, işsizler, öğrenim ve yurt kredileri, yemek ve yakacak yardımları gibi sosyal harcamaların konu alınması, ilgili haberlerin kamu harcamalarıyla ilgili bilgi vermekten ziyade, propaganda nitelikli olduğunu gösteriyordu. Diğer yandan, güvenlik gibi devletlerin geleneksel olarak bilgi vermekten çekindiği konulardaki haber sayısı dikkat çekici şekilde azdı.

medya

Araştırmanın üçüncü bölümünde, Türkiye’de yaşayan vatandaşların bilgi edinme özgürlüğüne bakışını ortaya koymak amacıyla öğrenciler, beyaz yakalılar ve esnaflar ile üç ayrı odak grup çalışması yapıldı. Odak grup çalışmalarında ortaya çıkan sonuç oldukça dikkat çekici ve araştırmanın genel sonuçlarıyla uyumlu: Vatandaşlar bilgi edinme hakları olduğundan haberdarlar ama bunun içerimlerini bilmekten uzaklar. Diğer yandan, haklarını kullansalar bile kendilerine doğru bilgi verilmeyeceğine, doğru bilgi verilse bile bunun hiçbir şeyi değiştirmeyeceğine inanıyorlar.

Bu durum, Türkiye’de bilgi edinme hakkının kullanılmasındaki önemli engellerden birinin, devlete karşı duyulan güvensizlik ve kamuda “bir şeylerin değişeceğine” dair asgari bir iyimserliğin bile bulunmayışı olduğunu gösteriyor. Bilgi edinme başvurularının gerekçe gösterilmeksizin ya da konuyla ilgili olmayan gerekçelerle reddedilmesi ise bu ümitsizliğin derinleşmesine neden oluyor. Bu anlamda, dünyada ve Türkiye’de bilgi edinme talepleri neticesinde ortaya çıkan değişimlerin kamuyla paylaşılması eğitim kurumlarının ve STK’ların önemli görevlerinden biri olarak ortaya çıkıyor.

08/04/15 Genel 1 likes 3 responses
Share: / / /